GündemRSS
Tümü

İstanbul’da sıcak bir bahar sabahı. Fenerbahçe- Bostancı sahilinde insanlar sağlıklı yaşam yürüyüşü yapıyor.
Martılar uçuyor, özgür.
Bulutlar, özgür rüzgara el vermiş; süzülüp gidiyor sonsuza doğru, özgür.
Tomurcuklar patlıyor, özgürlüğe.
İnsanlar yürüyor, özgür.
Biz de yürüyoruz, özz-gürr!
Ve özgürlüğümüzden utanıyoruz.
Işıklar içinde yatsın, foto muhabiri sevgili meslektaşımız İsmet Gümüşdere’nin çekip armağan ettiği fotoğraf gözlerimizin önüne geliyor.
Kilitli demir kapının ufacık penceresinde bir güvercin, özgürlüğe bakıyor.
Şimdi Silivri’de de bahardır.
Silivri’de de güvercinler vardır, özgürlüğe ve adalete hasret.
İnsanlar hâlâ yürüyüp gidiyor, kendi özgürlüklerine. Bir nebze duygudaşlığa kör, bir zerre vicdan sesine sağır.



Bir kitap
Doğru düzgün gazeteciliğin daha da önem taşıdığı günlerin örnek gazetecisi Fikret Bilâ bir dönemi belgeleyen çalışmasını genişleterek yeniden kitaplaştırdı. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin PKK ile mücadelesinin yanı sıra, siyasal sonuçları ve etkileri açısından geleceğe ışık tutacak kitap önemli bir kaynak niteliğinde.(Komutanlar Cephesi, Doğan Kitap, 6.baskı, Nisan 2010)

Bir açıklama
Yukarıdaki yazıyı, zorunlu işlerimiz olduğu için, cumadan yazmıştık. Pazar günü Cumhuriyet’te Emre Kongar’ın aynı başlıklı, müthiş duyarlı, şiirsel yazısını imrenerek okuduk. Yazımızı değiştirmeye gerek görmedik. Benzer duyarlılığı(gazetecilik deyişiyle atlama pahasına da olsa) Kongar gibi önemli bir ustayla paylaşmış olmaktan mutluyuz. 

Bir şiir
Dizelerimiz Bedriye Korkankorkmaz’dan,(İnsancıl mayıs sayısı):
“gitme/sesim kısılır/ kal diyemem/ makasla kestiklerimi/ iğneyle dikemem// gitme/ gidersen unuturum kendimi/ balıkların dilini öğrenmeden/ karışırım kırlara// gitme/ belki bir gün/ beni sevmeyi öğrenirsin”

 

Reklamlar & Kişisel Ürünler
Yazarlarda Ara
Bul
©Copyright 2010