GündemRSS
Tümü

Ergenekon ve Balyoz davalarındaki hukuksuzluklar bize hukuku öğretmekte yetersiz kaldı..
Hiç değilse şu şike soruşturmasında biraz hukukla barışsak...
Diyoruz ama olmuyor... Örneğin.. Eskişehir Kulübü, Teknik Direktör Bülent Uygun ile Sportif Direktör Ümit Karan’ın mukavelesini feshetmiş... Sebep ne peki? Bu adamların suçu sabit mi oldu? Mahkeme veya Federasyon haklarında karar mı verdi? Siz onların suçluluğuna nereden kanaat getirdiniz?
Şu anda bu iki spor adamının mukavelesini feshetmek “Suçlu olduklarına biz de inanıyoruz” gibi bir mesaj taşıyor. O zaman sorarlar adama:
Elinizde bu konuda belge varsa neden mukavelelerini daha önce feshetmediniz?
Belgeniz yoksa neden kamuoyuna onlar için “suçlu” sinyali veriyorsunuz?
Bir başka kulübün spor yöneticisi de Sivas kalecisi Korcan hakkında şöyle bir ifade kullanıyor:
- Suçsuz olsa tutuklanmazdı...
Nedense yargılamanın sonunu beklemeye kimse gerek görmüyor...
Herkeste acele bir yargılama ve hüküm verme hevesi...
Kimi bunu kendini kurtarmak için yapıyor. Kimi cehaletinden.. Kimi özel hesaplarının intikamı peşinde... Emniyetin hukuk dışına çıkması FB Başkanlığı üzerinde iktidarın kimi hesaplarının olabileceğini hissettiriyor. Soruşturma hukuk dışına çıkınca gördüğünüz gibi, türlü çeşitli dedikodu işin içine giriyor. Dava özünden sapıyor. Oysa... Hukuk bir gün herkese lazım olacak... 

 

Erdoğan yemin etmeden maaş alacak vekilleri “bankamatik vekil” ilan etmiş.
“Parmakmatik vekiller” bu benzetmeye bayılmışlardır...
Haldun Ertem

 

Deniz Feneri’nden gözaltına alınanların sorgusu başlamış.
Umarız sorular kendilerine hazırlattırılmamıştır!
* * *
SBS sınavında devlet okulları sınıfta kalmış.
Devletin kendisinin sınıfta kaldığı bir ülkede okulları haydi haydi kalır tabii!
Fahrettin Fidan

 

Hayırsız ziyaret!
Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu önceki gün Genel Müdürleri Hilmi Bengi’nin başkanlığında yeni kabinede de Başbakan Yardımcılığı koltuğunu koruyan Bülent Arınç’a “hayırlı olsun” ziyareti yaptılar. Kurum olarak bağlı oldukları Bakan Arınç, ziyaret sırasında bir sitemini dile getirdi.
“Son görüşmemizde bana 30 kişiyi emekli edeceğiniz sözünü vermiştiniz. Ama sadece 15 kişi ettiniz, bu yüzden size kırgınım.”
Bu sitemden sonra AA’da neler yaşandığını bir dostumuz bakınız nasıl anlattı:
“Yöneticilerimiz hemen ertesi sabah aralarında TGS Başkanı Ercan İpekçi’nin de olduğu 15 kadar müdür, müdür yardımcısı gibi unvanlı statüde çalışan arkadaşımızı emekliliğe zorlamak için düz muhabir statüsüne indirdi...”
Anadolu Ajansı’nda işler habercilik hizmetinin gereklerine göre değil Bülent Arınç Bey’in isteklerine göre yürüyorsa... Siz o haberciliğin basın yayın ilkelerine uymasını bekleyebilir misiniz?

 

İki intihal daha...
Ömer Dinçer’in Milli Eğitim Bakanlığı’na atanmasıyla intihalciliği yeniden gündeme geldi. İyi de AKP’deki tek intihalci Ömer Dinçer mi? Değil.. İki kişi daha var...
Biri yıllardır Tayyip Erdoğan’ın Başdanışmanı olarak en yakınında görev yapan... 12 Haziran seçimlerinde Meclis’e Ankara Milletvekili olarak giren Yalçın Akdoğan. “Muhafazakâr Demokrasi” adlı kitabının Dr. Bekir Berat Özipek’in “Muhafazakârlık/Akıl, Toplum, Siyaset” adlı doktora tezinden araklama... Pardon, intihal olduğu ortaya çıkınca Akdoğan, Yasin Doğan adıyla yazdığı Yeni Şafak’taki köşesinde özür dilemişti.
Geliyoruz ikinci intihalciye... Adı; Abdülkerim Gök. AKP’nin çiçeği burnunda Şanlıurfa Milletvekili. Onun arak... Yine pardon, intihal öyküsü mü?
Yıl 2007. Abdülkerim Gök Harran Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde Yrd. Doç. Dr. sıfatıyla öğretim görevlisidir.
Marmara Üniversitesi İ.İ.B.Fakültesi’nin yayınladığı derginin 2007 yılı son sayısında “Vergi Direncinin Gelişimi” adlı bir makale yayınlar. Makaleyi okuyan bazı öğrenciler çok şaşırırlar. Çünkü Gök imzasıyla yayınlanan makale Harran Üniversitesi’nden Nihat Küçük’ün çok daha önce kaleme aldığı “Geçmişten Bugüne Vergi Direnci” adlı makaleyle hemen hemen aynıdır. Olaya Üniversiteler Arası Etik Kurul el koyar. Yaptığı inceleme sonucu yüzde 99.9 intihal saptayınca Gök’e cezayı keser... Gök, üç yıl doçentlik sınavına giremez...
Öte yandan... Dün Cumhuriyet yazdı.. YÖK, Ömer  Dinçer’in yaptığı itirazı 5 yıl sonra karara bağlamış, hem intihal suçunu hem cezasını sessiz sedasız ortadan kaldırmış. Aslında devlet ortadan kalktı ya...

 

Kahve tadında...
AKP Edirne İl Başkanı Müjdat Kahve, vatandaşa bir nevi teşvik primi dağıtıyor... Yaptığı basın toplantısında Edirne’de birinci oldukları 250 sandıktaki üyeleri arasında çekilecek kura ile 250 adet bisiklet dağıtacaklarını söylüyor.
Keşan ilçesinde de 42 sandıkta birinci olduklarını vurgulayan Kahve, burada da çekilen kura ile 42 üyeye bisiklet veriyor.
Sandıkta AKP’yi birinci getir, kurada bisiklet kazan...
Eskiden insanlar daha güzel bir ülke ve daha güzel bir gelecek için oy verirdi. Şimdi o duyguların yerini kömür, nohut, makarna, bisiklet falan aldı.

Reklamlar & Kişisel Ürünler
Yazarlarda Ara
Bul
©Copyright 2011