GündemRSS
Tümü
Çetin Altan Şeytanın gör dediğic.altan@bnet.net.tr Tüm Yazıları »

Hava da ayaz mı ayaz...  İnsanın en çok da burnu üşüyor. “Burnu çok büyümüşler” bilemiyorum ne yapıyorlar?
* * *
Vaktiyle kullarının durumunu yakından görmek isteyen bir padişah, yine böyle ayaz bir havada, kılık değiştirerek sıradan bir sandala binmiş.
* * *
Padişah, kılık değiştirmesine kılık değiştirmiş ama, yine de sırtında samur bir kürk, başında da kürklü bir serpuş varmış.
* * *
Kayıkçı ise perişan bir kılıktaymış ve asılıp duruyormuş küreklere.
Ayaz mı ayaz bir havada, Boğaz’ın bir yakasından öteki yakasına kürek çeke çeke geçmek kolay mı?
* * *
Padişah bir ara, perişan kılıktaki kayıkçıya:
-Burnum çok üşüyor, demiş.
* * *
Kayıkçının yanıtı da harika:
-Benim de sadece götüm sıcak, gel istersen burnunu da sok oraya...
* * *
Köylülüğü aşamamış Şark toplumlarında, “sınıf bilinci” hiçbir zaman kristalize olamamışsa da; hayatın akışı içinde folkloruna yansımıştır.
* * *
“Pabucu birbirine ters giydirme” çabaları da; ailelerin içine kadar inmiş patolojik bir olay aslında.
* * *
Sokakta düşürülmüş bir cüzdanı bulup almak suç mudur?
Değildir.
Peki, sokakta bırakılmış bir arabayı almak neden suç?
Çünkü arabanın sahibi belli, plakası belli...
Sokakta bulunmuş cüzdanın da içinde, belki sahibinin adı sanı var ama; trafiğe kayıtlı değil.
* * *
Ona rağmen, bir apartmanın özel park yerinden çalınmış bir araba hırsızlığıyla, sokağa park edilmiş bir araba hırsızlığı arasında, ceza farkı vardır.
Hırsızlık, özel park yerinden yapılmışsa cezası daha fazladır.
* * *
Vazgeçtik biz “Ceza hukuku”ndaki bu ince ayrıntıları; yeni yeni öğreniyoruz ki, bir “devlet”, bir de “derin devlet” varmış.
* * *
Tam Pakize Suda’lık bir röportaj konusu; kimseyi ayırt etmeden sokaktaki vatandaşlara rastgele sormak:
-”Devlet” ne, “derin devlet” ne?
* * *
“Pabucu ters giydirmek”...
Geçen yüzyılda kim kime, “pabucu” en çok “ters giydirdi” acaba?
* * *
Bir de laf ola, tutuklu bir militeri ziyarete gençten biri gelmiş:
-Nihayet beraat ettim, demiş.
Militer sormuş:
-Kaç resmi cinayet işlemiştin sen?
-2 azınlık mağazasını bombalamış, öldürülmesi emredilen 6 kişiyi de vurmuştum.
-Peki nasıl beraat ettin sonunda?
-Dava 5 yıl sürdü, epey tutuklu da yattım ama; sonunda ne yeterli kanıt, ne de tanık bulunabildi.
* * *
Militer, genci alnından öpmüş:
-Seninle gurur duyuyorum, demiş; vatan böyle sevilir işte...
* * *
Dünya Bankası Başkanı ise, ekonominin gitgide kötüleşeceğini haber vermekte.
* * *
Ortadoğu ile Yakındoğu’da iç savaşlar da sürüp gidiyor, onlar ne yapacaklar acaba?
* * *
Birbirlerine “pabuçları ters giydirmeye çalışan” siyasetçileri de anımsatan bir fıkra:
Ölüm yatağındaki bir Amerikan milyarderinin, miras bırakacak hiç kimsesi yokmuş.
O nedenle de, sekreterine:
-Artık ölmek üzereyim, demiş; bütün servetimi de sana bırakıyorum.
* * *
Sekreterin gözleri parlamış birden ve:
-Bu kadar büyük bir lütuf için size hep minnettar kalacağım, demiş. Acaba şu son dakikalarınızda, sizi biraz daha rahatlatabilmek için ne yapabilirim?
* * *
Milyarder:
-Ayağınızı, demiş; oksijen tüpünün lastik hortumu üstünden çekmeniz yeter.
* * *
İnsan doğrusu imreniyor; iskele kıyılarının rıhtımlarıyla, Karaköy Köprüsü’nün her iki yakasında, yan yana dizilmiş balık yakalamaya çalışan yüzlerce olta balıkçısına...

Reklamlar & Kişisel Ürünler
Yazarlarda Ara
Bul
©Copyright 2012