Bizi aptal yerine koyuyorlar. Sanıyorlar ki, yargılama ve idari işleri birbirinden ayıramaz bu halk.
Suçüstü yakalandılar ya; yavuz hırsız ev sahibini bastırır misali, koro halinde (tükürük dahil) saldırıyorlar.
Neymiş? Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) yargıya müdahale ediyormuş.
Güya, yine mağduru oynayacaklar. Yersen!
Bu kurulun işi bu zaten. Anayasa ve yasalar açısından yanlışlık yapan savcıları ve hâkimleri uyarmak, gerektiğinde görevden almak, başka yere nakletmek, atamalarını ve sair bütün özlük işlerini yerine getirmek.
Bunları şimdiye kadar kim yaptı? Başbakan mı? Adalet Bakanı mı? Hayır! Hepsini bu kurul yaptı. Kurul kalkıp yargılama işine karışmıyor ki.
Haaa! Karışıyor derseniz; onu iktidar yapıyor. Nasıl mı?
Adalet Bakanı o kurulun başkanı. Müsteşarı o kurulun üyesi. Hatta müsteşar katılmazsa o kurul oturup çalışamıyor bile. Adalet Bakanı, sırasında telefon açıp filan savcıya, falan yargıca şunu bırakın, bununla fazla uğraşmayın diye “imada” bulunabiliyor. İma ya da telkin çoğu zaman kabul görüyor. Çünkü, atamalarda, terfilerde son imza yetkisi Adalet Bakanı’nda.
Yıllardır tartışılan yargının bağımsızlığının bam teli burada işte!
Olaylara bakar mısınız?
İmzasız bir ihbar mektubu! Ya da gizli tanık! Diyor ki: “Filanca savcıda silah var, silahlı suç örgütüne üye.”
Üyelik delili nerede? Silah nerede?
Yok! Ama bir başka savcı, o savcıyı tutuklatıyor. Aynı şekilde, aylardır içerde tutulan insanlar da var.
Aslında HSYK, hukuk dışı işlere müdahale etse, Yargıtay yanlışı düzeltse, Türkiye Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden ikide bir ceza almaktan kurtulur.
Bir kitap
Unutulmaz 28 Şubat sürecinde ordudan ihraç edilen Prof. İskender Pala (şimdi Uşak Üniversitesi’nde öğretim üyesi), acılarla dolu anılarını İki Darbe Arasında adıyla kitaplaştırdı. Bir dönemin belgeseli niteliğindeki kitabı, günümüzün güç sahipleri okusalar; okusalar da bugün acı çekenlerle duygudaşlık (empati) kurabilseler. (Kapı Yayınları, Şubat 2010)
Bir şiir
Dizelerimiz Ahmet Telli’nin 9. şiir kitabı Nidâ’dan (Everest Yayınları, Şubat 2010):
“Gittin ya, bulutun dağa, dağın/ Yamaca değdiği şuydu galiba:/ Mecnun çöle döndürür kalbin/ Yurdunu, Leyla ise bir vâhaya”









Zbigniew Brzezinski'nin Stratejik Vizyonu ve Amerika'nın Geleceği