GündemRSS
Tümü

Elazığ depreminden sonra çaresizlik içinde yakınıyoruz. Kabahat yoksulluğa ve kerpiç evlere yükleniyor. Kaderci bir anlayışla, yapılacak bir şey olmadığını sorumlu yöneticiler, hatta kimi bilim insanları da söylüyor.
Oysa yapılacak şey apaçık ortada: Köy Enstitüleri kapatılmayacaktı. Kapatıldıysa da yeniden açılıp ihya edilecekti.
Köy enstitüleri, o köylerin insanlarını eğitiyor, meslek sahibi yapıyor, bilinçlendiriyor, köy ekonomisini canlandırıyordu. O enstitüde yetişen inşaat ustası öyle kerpiç evi yapmaz; köylüsüne gerçeği anlatırdı. Enstitünün sağladığı olanaklarla, köylü evini depreme dayanıklı biçimde işin ehline yaptırırdı.
İktidarlar köy enstitülerine karşı kan davası gütmeseydi... Yapılacak işler gerçekçi bir öncelik sırasına konsaydı... Bugün 5 büyüklükteki deprem köylerimizde onlarca can almazdı.
Nasıl bir öncelik?
Örneğin, duble yollara harcanan para, önce kerpiç köylerde yeni ev yapımına harcansaydı.
Örneğin, TOKİ büyük kentler çevresinde rant anlayışıyla değil de sosyal hizmet anlayışıyla çalışsaydı, deprem riski altındaki köylerde bugün kerpiç ev kalmazdı.
Ayrıca, deprem vergisiyle toplanan milyonlarca dolar, harcanacak yer bekliyor.
Nerde o planlama, nerde o akılcı icraat?
Uğur Dündar, canlı yayında deprem bölgesinde yıkıntılar arasındaki muhabire bağlanıyor: “Bunca acının ortasında, arkandaki kalabalıkta cep telefonuyla konuşanları görüyorum, diyor,  Yakınlarına ekranda beni görüyor musun diye telefon açıp gülüyorlar.” Ve Uğur Dündar nerdeyse ağlamaklı bir sesle isyan ediyor:”Biz nasıl bir toplum olduk böyle?”
Çevrenize bakın, yanıtını siz yazın. 

Bir kitap
Sümerlerden günümüze, yöneticilerin iktidar hırsı, toplumu yönetenler arasındaki güç kavgaları; 12 Eylül 1980 darbesiyle ‘kurtarıcılığa’ soyunanların gülünçleşen boyutlara varan tutumları... Küreselleşme, ulusal-evrensel değerlerdeki yabancılaşma... Bütün bunları Burhan Günel, eleştirel bakışla ve mizahî bir dille son romanı “Bütün Zamanlar”da anlatıyor. (Cumhuriyet Kitapları, Aralık 2009)

Bir şiir
Dizelerimiz Rıfat Ilgaz’ın “Tosya Zelzelesi” şiirinden, (Bütün Şiirleri, Çınar Yayınları, Ocak 2010):
“Değişti bir anda manzara,/ canlı cansız/ devrildi ne varsa ayakta,/ yok oldu insan emeği./ Döküldü sokaklara insanlar/ ölüler kaldı yerinde./ Vakitsiz giden hastalarına/ üzülecek hemşireler kalmadı.”

Reklamlar & Kişisel Ürünler
Yazarlarda Ara
Bul
©Copyright 2010