GündemRSS
Tümü

Kalan iki oğluma bari paralı askerlik yaptırın! Başlık aynen böyle... Sözlerin sahibi, Kato Dağı’nda  şehit düşen uzman çavuş Hüseyin Kıraç’ın annesi. Mersin’in Tarsus  ilçesinde, Yalamık köyünde yaşayan anne Muteber Kıraç , ölen oğlunun acısını bir yana bırakmış, iki oğlunun hayatının muhasebesini yapıyor.
Çünkü biliyor ki “kalan” oğlanların da askerlik zamanı  gelecek... O da mecbur, yollayacak.
Çünkü biliyor ki o zaman geldiğinde, davulla zurnayla uğurlamaya mecali olmayacak... Her şey ona, Hüseyin’i nasıl askere yolladığını  hatırlatacak.
Çünkü biliyor ki şehit haberleri, yine o ve onun gibi ailelere  verilecek...
Çünkü biliyor ki bazıları bu ülkede daha şanslı , iktidar sahipleri oğullarına paralı askerlik yaptırabiliyor. Ama bu hak, ona ve onun gibilerin çocuklarına tanınmıyor...
Çünkü biliyor ki bu savaş durmadıkça , çocuklar ölecek... Ya cephede, ya sokakta, ya dağda.

Öcalan neden küstü?
Muteber Hanım’ın çığlığı, Türkiye’nin durumunu, ailelerin çaresizliğini , sistemin çarpıklığını ve savaşın ne kadar acı, ne kadar boş olduğunu, öylesine hazin ve çarpıcı  bir şekilde anlatıyor ki!
Aylardır şehit, operasyon ve sivil katliamı  haberinin gelmediği bir günümüz geçmedi... Hep daha fazla harekat, daha fazla savaş, daha fazla terörle mücadeleden başka bir şey duymadık.

Ne oldu peki?
Türk-Kürt, kadın-erkek, çocuk-yetişkin ayrımı  olmadan, onlarca insanımız daha hayatını kaybetti. Öğretmenler kaçırıldı, öldürüldü. Genç kadınlar yemeğe giderken havaya uçuruldu.
Sanki sorun, on yıllardır topla tüfekle, bombayla roketatarla  çözülmüş gibi, hala aynı fasit dairede dönüp duruyoruz.
Öte yandan, devletin PKK ile görüştüğünü, fakat ne olduysa bu görüşmelerin sona erdiğini öğrendik.
Öcalan, Temmuz’da hem devlet, hem kendi örgütü  tarafından “kullanıldığı”nı açıklayarak rest çekti. Bu “küsüş”ü kimse yeterince sorgulamadı. 

Üç çocuğumuz olsa
Cumartesi nihayet Meclis açıldı, BDP yemin etti . MHP Lideri Bahçeli  bile “Blok milletvekillerinin Meclise gelmesi yararlı oldu” dedi. Başbakan ise dün “görüşmeler başlayabilir ” sinyalini verdi.
Tabii başlayacak, çünkü başka çare yok!
Artık Leyla Zana ’nın yemin ederken “Türk milleti” yerine “Türkiye milleti ” ifadesini kullanması gibi ayrıntılara takılacak lüksümüz yok.
Barış istiyoruz . Defalarca söyledik, söylemeye de devam edeceğiz. Çocuklarımızı bir hiç uğruna ölsünler diye dünyaya getirmiyoruz.
Üç çocuk yapmamız  salık veriliyor. Herhalde daha büyük bir ordumuz olsun, “vatan için” can versinler  diye değil... Daha adil, daha barışçıl bir dünyada yaşayabilsinler diye!
Aksi takdirde neden doğursun kadınlar? Devlete, “kalan iki oğluma  bari paralı askerlik yaptırın” diye yalvarmak için mi?
Kaç kez söyleyeceğiz? Artık yeter. Edi bese.



YENİ MECLİS’TE NELERİ SEVDİK?



-CHP milletvekili Şafak Pavey’in  “İmdat Doğa” tişörtünü, Ertuğrul Kürkçü ’nün Kızıldere rozetini.
-Cumhurbaşkanı Gül’ün  kadına yönelik şiddet sorunun çözülmesini temenni etmesi.
-BDP milletvekili Leyla Zana’nın  20 yıl sonra tekrar Meclis’te olmasını.
-MHP lideri Bahçeli’nin “Blok milletvekillerinin gelmesi yararlı olmuştur” açıklamasını.
-Yine Gül’ün “hukuk siyasi üstünlük aracı değildir ” sözlerine gelen kinayeli CHP alkışlarını.

 YENİ MECLİS’TE NELERİ SEVMEDİK?

-Tutuklu milletvekillerinin adının okunmamasını...
-BDP’lilerin yeminini , hükümetten sadece üç bakanın izlemesi ve Kılıçdaroğlu’nun erken ayrılmasını...
- Sırrı Süreyya Önder’in “deri koltuklara alışamadık” klişesine düşmesini.


BENİM GÜZEL VE YALNIZ RADİKAL’İM

Ah Eyüp Can , ah... Bu muydu yapacağınız “Radikal” gazete ? Kalan bir avuç kıymetli gazeteciyi birer birer kaçırıyorsunuz. Oysa yayın yönetmeni olduğunuzda çoğunun kalması için ikna etmiştiniz.
Yeni isimler , yeni heyecanlar yaratmaya çalıştınız. İlk etapta kısmen başarılı da oldunuz. Sadık Radikal okuru sizden vazgeçmedi. Hiçbir yerde okuyamayacağımız haberleri Radikal’de okuyabileceğimiz umuduyla aldık gazetenizi .
Bu umut, her geçen gün biraz daha örseleniyor.
Saf değiliz. Bu ülkede “özgür basın ” kavramının bittiğini, bitirildiğini biliyoruz. Ama ah, bari “mış gibi” yapma oyununu iyi oynayabilseniz!

Reklamlar & Kişisel Ürünler
Yazarlarda Ara
Bul
Bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan kelime dizisine ne denir?
Markapon
©Copyright 2011