Mehveş Evin mehves.evin@milliyet.com.tr
Tüm Yazıları »
|
Stephen Hawking, 70’inci yaşgünü şerefine New Scientist dergisine röportaj verdi. Ancak hiçbir yorumu, kadınlarla ilgili söylediği tek cümle kadar ilgi çekmedi!
Sen kalk, hayatını en karmaşık fizik ve kozmik sorulara ayır, sonra da her gün en çok kadınları düşündüğünü ve çözemediğini söyle! Koca Hawking’in bu dürüst yanıtı, medyaya muazzam bir malzeme oldu tabii.
Oysa Hawking’in 70’inci yaşı şerefine verdiği röportajlarda, kadınlardan başka, çok daha ilginç tespitler var! BBC, Radio 4’te dinleyicilerin Hawking’e yönelttiği seçme birkaç soruyu yayımlamış. En önemlisi, insanın geleceği hakkındaki yorumları!
Cardiff’ten Matt Dotchon sormuş: “Tüm potansiyel felaketlere rağmen insan hayatta kalabilecek mi, gezegenlerde koloni kurabilecek mi?”
Stephen Hawkins, “İnsan ırkı yok olabilir, ama bu önlenemez değil” dedikten sonra şöyle devam etmiş:
İnsan yok olacak mı?
“Bin yıl içinde nükleer bir savaş veya küresel iklim değişikliği gibi bir felaket, dünyanın başına gelecek. Uzayı kolonize etmemiz şart. Mars’ta veya güneş sistemi içinde başka gezegenlerde kendine yetebilen koloniler kurabileceğimize inanıyorum. Ancak bu, önümüzdeki 100 yılda mümkün olmayacak. İleride bilim ve teknolojinin, insanın güneş sisteminin de ötesine ulaşabilmesine olanak vereceğine inanıyorum.”
Dikkatinizi çekti mi bilmem? Hawking’in felaket listesinde, küresel ısınma ve nükleer savaş “uzaylılardan gelecek saldırı“ ihtimalinden yüksek... Ne de olsa insan evladı, canım dünyanın canına okumaya o kadar kararlı ki! Bu gidişle bir gün gelecek, ya nükleer savaş başlıklarıyla ya da devletlerin büyük şirketlerle yaptığı işbirliği sonucu, dünyanın sonunu getireceğiz.
Pompei’nin son günleri
İnsan evladı, kendi eliyle mahvettiği ve er ya da geç yok edeceği dünyaya bir alternatif arayacak, başka gezegenleri talan etmeye çalışacak tabii. Acaba kimler kurtulacak? Acaba hayali kurulan “uzay kolonileri”nden biri dahi dünyaya benzeyecek mi?
Önümüzdeki yıllarda bilimde, teknolojide ilerleyen mi kazanacak, yoksa nükleere yatırım yapan mı? İnsan, küresel iklim değişikliğini, sahte yeşil politikalarla değil, gerçek çözümler üreterek durdurmaktan başka çaresi olmadığını ne zaman idrak edecek?
Hawking bunları görüyor! Bunları söylüyor! Biz ise hâlâ kadınları çözememiş diye eğleniyoruz. Eğlenelim tabii! Ha ha, ho ho ho... Pompei’nin son günleri bunlar! Gelişelim, para kazanalım diye dünyayı yok etmeye adım adım gidiyoruz...
Bunları söyleyen çevreciler olunca küçümseniyor. Bari Hawking’i dinleyin. Adam felaket kaçınılmaz diyor, tabii ki kadınları düşünecek!
HAWKING’İN KADINLARI
- Hawking’in her gün kadınları düşünmesinden doğal bir şey yok. Birincisi; o bir erkek. İkincisi, özel hayatı...
- Henüz 21 yaşında motor nöron hastalığı keşfedilen ve “birkaç yıl ömrün var” denilen Hawking, hastalığına rağmen evlendi. Bu evlilikten üç çocuğu oldu.
- Çift, 1991’de boşandı. Hawking, dört yıl sonra hemşiresi Elaine ile evlendi. Ancak bu evlilik de 2006’da sonlandı. İddialara göre Elaine’in kötü muamelesine maruz kalmıştı.
- İlk eşi Jane de ayrıldıktan sonra Hawking’le evliliği hakkında iki kitap yayımladı!
- “Koskoca emeritus kadınları çözememiş” diye neşelenmenin pek anlamı yok bu durumda.
- Kadınlarla ilişkisine şöyle de bakabiliriz: Tüm tatsızlıklara rağmen, ona yıllarca bakan kadınlar olmasa, acaba bu kadar uzun yaşayabilecek miydi?
- Acaba Hawking bir dişi olsaydı, ona bakacak, yıllarca kucağında taşıyacak bir erkek bulabilir miydi?
SAHİ, BUNLAR NE?
- Dün, mesleğim ve meslektaşlarım adına üzücü bir gündü. Oda TV davasının sekizinci duruşmasında gazeteci Ahmet Şık ve Nedim Şener’in de tahliyesi bekleniyordu. Olmadı...
- Kararın açıklanmasından 21 dakika önce STV ve Radikal internet sitesinde “tahliye yok” haberi çıktı. Medyaya “ön” açıklama yapan kimdi, lütfen açıklasın...
- Savunmalardan birkaç kuple sunalım. Coşkun Musluk: ‘’Gazetecilik ve sosyal hayatımla ilgili telefon görüşmelerim iddianameye konulmuş. Bu görüşmelerim nedeniyle terör örgütü üyesi olmakla suçlanıyorum.’’
- Sait Çakır: “İddianamede var olmamın tek nedeni, Yalçın Küçük’le buluşmak. Küçük’le ilişkim, hoca-öğrenci ilişkisinden ibaret.”
- Ahmet Şık: “Soruşturmanın omurgasını mail ve telefon konuşmaları, haber ve yorumlar oluşturuyor. İddianameye delil olarak konulan belgelerin çoğu, günlük gazetelerde yer alan haberler. ‘İçeri alınma nedenleri gazetecilik faaliyetleri değil’ diyenler var. Peki bunlar ne?”
Sahi, ne?









Artık mahkumlar eşleri ve çocuklarıyla cezaevlerinde birlikte olabileceklermiş