Mehveş Evin mehves.evin@milliyet.com.tr
Tüm Yazıları »
|
Yeni filtre sisteminin nasıl bir saçmalık olduğu, dün Akşam’ın manşetiyle birlikte tekrar gündeme geldi.
Efendim, bu ülkenin nadide seçilmişleri, yani Meclis’teki vekillerimiz, eşcinsellikle ilgili sitelere “izin”le girebiliyor!
Zira eşcinsel haklarını savunan sivil toplum kuruluşları, Lambda ve Kaos GL’nin siteleri, milletvekilleri, bürokratlar ve danışmanları için engelli.
Ama... Aması var! Çok ısrar eden, yazılı başvuru yapabiliyor... O zaman da “homosexuality” ve “çalışmalarınız için gerekliyse formu doldurun” ibaresiyle karşılaşıyor. Sicil numarasından email adresine, tüm bilgilerini beyan ederek!
Meclis Genel Sekreterliği’nin özrü, kabahatinden büyük: İnternet güvenliği gerekçesiyle ‘pornografi, homoseksüalite, kumar’ gibi “yasaklı kelime”ler otomatik olarak filtreleniyormuş...
Yanlış anlamayın, sansür yok!
Meclis’te “aile” mi var?
1. Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB), Türkiye Cumhuriyeti’nde kurulmuş resmi bir derneği “yasaklı” listesine nasıl koyabiliyor?
2. Milletin vekilleri ve bürokratları neden “eşcinsellik”le ilgili araştırma yaptığını beyan etme zorunda?
3. “Homo- sexuality”nin Türkçesi var; eşcinsellik. Acaba neden İngilizcesi kullanılıyor? Yoksa eşcinselliği toptan reddettiklerinden mi?
4. Meclis nezdinde eşcinsellik, pornografiyle eşdeğer mi?
5. Meclis için uygulanan “filtre paketi” acaba TİB’in “aile paketi” mi? Eğer öyleyse, vekillerimiz için neden “aile paketi” uygun görüldü? Çocuk mu bunlar? Yasak bir şey mi yapıyorlar?
6. Başka hangi web siteleri Meclis’te yasaklı? Ve neden?
7. Israrla “uygulama sansür değildir” diyen Meclis, kendi vekillerini böyle mi denetliyor?
8. Bir vekilin kendi merakı doğrultusunda, bilgi almak için bu sitelere girme hakkı, iletişim özgürlüğü nasıl ve hangi gerekçeyle elinden alınır?
9. En önemlisi Meclis yetkilileri, “otomatik” olsa da bu şekilde filtrelemekle, başlı başına Anayasa’ya aykırı davranıp ayrımcılık yaptıklarının farkındalar mı?
Yok sayıyorlar
Eğer Meclis’te böyle bir filtre uygulanıyorsa, varın geri kalanını siz düşünün... Filtre uygulaması başlı başına bir skandal, iletişim hakkının ve ifade özgürlüğünün sınırlanması. Meclis’te olan bunun en somut örneği.
Eşcinsellikle ilgili ister resmi, ister gayrıresmi olsun, dernekleri filtrelemeye kalkmak ise sansürün ötesinde, eşcinselleri yok saymak, aşağılamak, ayırmak demek.
Sırada ne var? Seçmen listesinden eşcinselleri ayıklamak mı? Oylar fena azalır, haberiniz olsun!
Ağır silahlar ve ucuz yemek
The Economist, faydalı bir grafikle bu dünyanın nasıl döndüğünü gözler önüne sermiş..
Dünyada en fazla iş imkânı sağlayan iki “şirket” askeri operasyon yapan devletler! Üçüncü sırada bir hipermarket zinciri, dördüncüde ise hepinizin malumu olan fast food zinciri var.
Ucuz ve kalitesiz yemekle savaşmak üzerine kurulu bir dünya bu!
Kadın seyirci değil mi?
Fenerbahçe için seyircisiz maç cezası, “kadınlarla çocuklar maça gidebilir” olarak uygulandı.
Fenerium’un önünde kadınların bilet kuyruğuna girmesi alkışlandı. twitter’da “Sahaya ruj atmak serbest” türünden espriler gırla gitti...
Ay ne komik, ne komik!
İyi de bu mantığa göre “kadınlar ve çocuklar” seyirciden sayılmıyor. Bu da kadın ve çocukların yok sayıldığının en net göstergesi değil mi?
Fenerli “kadın” olsam, seyircisiz maçı sırf bu nedenle protesto ederdim.









Milli Bayram nasıl kutlanır?