GündemRSS
Tümü
Çetin Altan Şeytanın gör dediğic.altan@bnet.net.tr Tüm Yazıları »

İç politikayla dış politika birbirine gire dursun, bendenizin de küçük bir yakınması var.
Cumartesi günü saat 16 ile 17.20 arasında, Kabataş’tan yukarı doğru çıkan “Meclisimebusan Yokuşu” ve çevresiyle “Bolahenk” sokakta elektrikler yine kesiliverdi.
* * *
Şükür ki biz, 15.30’da dönmüştük eve. Şayet elektrik kesintisine rastlasaydık, daracık ve karanlık 66 basamak merdiveni bendeniz nasıl çıkabilirdim?
* * *
Kimseyi eleştirdiğim, sorguladığım falan da yok; hemen her hafta, bazen saatlerce elektrik kesintileri oluyor hep aynı bölgede...
* * *
Nitekim pazar gecesi de saat 24’te yine kesiliverdi elektrikler.
Cumartesi eve yorgun gelmiş ve kanepeye uzanmıştım. Uyuya kalmışım kanepede...
* * *
Bir süre sonra üşüyerek uyandım, klimayı açmak istedim, açılmadı. Klimayı uzaktan kumanda eden küçük el aygıtının bozulduğunu sandım önce.
Meğer elektrikler kesilmiş.
* * *
Evet, evet kimseyi eleştirdiğim sorguladığım falan yok.
Bendenizin durumu, eski bir İstanbul şarkısı gibi:
Kimseden etmem şikâyet, ağlarım ben halime
* * *
Şu sıralarda bendenizin aklı; anneleri, “görücü” usulüyle evlenmiş olan erkeklerle kadınların nasıl bir hayat çizelgesi gösterdiklerinde.
* * *
Anneleri “görücü” usulüyle evlenmemiş olan erkek ve kadınlar ile; anneleri “görücü” usulüyle evlenmiş erkek ve kadınlar arasında elbet de bir fark var.
* * *
Nedir bu fark?
* * *
Nedense şimdiye dek hiç kimse merak etmemiş bu farkı.
Şimdiden sonra da merak edeceğini hiç sanmıyorum.
* * *
Yeni yeni öğreniyoruz ki T.C.’de her 3 kızdan biri, çocuk yaşta evleniyor ve anne oluyormuş.
* * *
Çocuk yaştaki annelerin çocukları acaba, nasıl bir hayat grafiği çiziyor?
* * *
Geçtiğimiz yüz yılda, Ankara’daki “sivil-asker” ve bürokratlarla siyasetçilerin anneleri, acaba nasıl evlenmişti?
“Görücü” usulüyle mi, yoksa özgür iradeleriyle mi?
* * *
“Geyik muhabbeti”nin, kendine göre ayrı bir tadı var; hem sohbet ediyor zaman geçiriyorsun, hem de hiçbir sorunun çözümüyle uğraşmıyorsun.
* * *
Diyelim birkaç arkadaş buluştunuz ve:
-Havalar yine çok sakat, diye başladınız lafa...
Arkadaşların da yanıtı hazır:
-Grip çok salgın...
-Bizim kayınvalide de grip, ateşi çıktı yatıyor...
* * *
“Görücü” usulüyle evlenmelerin sonuçları da, onlardan biri gibi...
* * *
“Deli Dılaca” diye, Rumeli kökenli bir fıkralar dizisi vardır.
Onlardan birini, bendeniz de çok sever ve arada sırada tekrarlarım.
* * *
Deli Dılaca’nın evine görücüler gelmiş ve Deli Dılaca’ya:
-Annen evde yok mu kızım, diye sormuşlar.
* * *
Deli Dılaca da:
-Yok, demiş; komşuya kavgaya gitti.
-Neden gitti kavgaya?
-Komşu benim, kuyularının içine sıçtığımı iddia ediyor; annem de:
“-Hayır içine sıçmadı, kıyısına sıçtı; sonra itti ayağıyla kuyunun içine, diyor.
Saç saça baş başa kavga ediyorlar şimdi.
* * *
Söz aramızda, bizim siyasal lider polemiklerini anımsatmıyor mu biraz da?
* * *
Belki de bütün bu polemiklerin, öfkelerin, kutuplaşmaların, aşırı övünmelerin, aşırı babalanmaların nedeni; “görücü” usulüyle evlenmiş olan annelerden doğmuş olmak, kim bilir...
* * *
Cihangir’in bazı çevrelerinde elektriklerin sık sık kesilmesi de, acaba bundan mı, diye sorası geliyor sanki insanın...
* * *
Ren geyiklerinin boynuz boynuza oynaşmasından kökenlendiğini sandığım “Geyik muhabbeti”; bazen yeni konuların kıvılcımlarını da hafiften üflüyor gibi...
Tıpkı “görücü” usulüyle evlenmiş olmanın sonuçları benzeri...
* * *
Bizde de kadınlar, özgür iradeleriyle evlenme hakkına sahip olsalar, belki de Gazi:
-Biz bize benzeriz, deme gereğini duymazdı.

Reklamlar & Kişisel Ürünler
Yazarlarda Ara
Bul
©Copyright 2012