GündemRSS
Tümü

Genelkurmay’ın Han Tepe baskını ile ilgili açıklamasında şu sözler dikkatimizi çekiyor:
“. Hava aydınlandıktan sonra, teröristlerin çevredeki hâkim arazilerde mevzilendirdikleri DOÇKA silahları, bölgedeki helikopter faaliyetlerini tehdit etmiş, helikopterlerin inememesi nedeniyle, tahliyeler karayoluyla yapılmıştır.
. DOÇKA mevzilerinin yerlerinin tespit edilmesi üzerine, bölgeye iki sorti hava harekâtı icra edilerek bu mevziler tahrip edilmiştir...”
Doçka adı verilen silahların ağırlığının 100 kiloyu aştığı bildiriliyor.
PKK mangaları istihbarat ağına yakalanmadan bu ağırlıktaki silahları bile burnumuzun dibine getirebiliyorsa... Keklik gibi avlanmamanın tek yolu kendini bir kez daha gösteriyor...
Irak devletine muhtıra vereceksiniz...
- Ya sınırın kendi tarafına hâkim ol, güvenliği sağla. Ya da bırak bu işi ben yapayım...
PKK saldırılarına karşı öncelikli yolun diplomasi olduğu CHP sözcülerince ifade edildi. Bu sütunda defalarca yazıldı...
Ne var ki, Ankara’daki iktidar ABD’nin sözünden çıkamıyor... Sorunu PKK ile görüşerek ve pazarlık ederek çözmek gibi bir ham hayalin peşinde ülke çocuklarını boş yere feda ediyor.

Kitap tükendi...
Hanefi Avcı’nın olay yaratan kitabı “Haliç’te Yaşayan Simonlar” kitapçılarda bulunmuyor... Tabii sebebini okur merak ediyor. Kitabı basan Angora Yayıncılık’ın Genel Müdür Yardımcısı Cahit Bey kitaba olan ilgiyi şöyle anlatıyor:
- Kitap piyasaya çıkalı bir hafta olmasına rağmen inanılmaz bir ilgi var. 20 bin kitap tükendi. 80 bin daha sipariş aldık. Yeni baskısı yapılıyor. Önümüzdeki çarşamba veya perşembe günü piyasaya vereceğiz sanıyorum...

Şerefli Şeref...
“Hükümet PKK’yla pazarlık yaptı” iddiasına Başbakan “şerefsizler” diye tepki vermişti..
Odatv yazdı... Başdanışman Yalçın Akdoğan Star gazetesinin Açık Görüş ilavesinde bakın ne diyor:
“Elbette devletin ilgili kuruluşlarının devletin cezaevinde kalan bir mahkûmla ister istemez bir diyalogu olacaktır. Bu diyalogu bir pazarlık veya müzakere olarak yorumlamak da son derece yanlıştır”.
DSP Genel Başkan Yardımcısı Uluç Gürkan da şu saptamayı yapmakta:
“Eğer anlaşma olmadıysa PKK’lılar geçen yıl Habur’a nasıl geldi? Savcılar oraya nasıl gönderildi?  Aynı gün buluşmaları tamamen tesadüf mü?”

KPSS kopyacısı...
Yüz binlerce gencin geleceğini ilgilendiren KPSS sınavlarında kopya çekildiği kesin görünüyor... En az 350 kişi eğitim bilimleri sınavından (yani öğretmen olacakların girdiği sınav) 120 soruda 120 doğru yapmış... Geçen yıl birinci dahil kimse bu başarıyı yakalayamamıştı. Üstelik genel başarı düzeyi bu yıl geçen yıldan fazla farklı değil.
Geçen yıl da polislik sınavında soruların bazı kesimlere özel olarak dağıtıldığı ortaya çıkmış, sınav iptal edilmişti.
Bu yıl da on binlerce gencin hakkının yenmesi söz konusu...
Milli Eğitim Bakanlığı konuyla ilgisiz.. Son bir iki yıl içinde sabote edildiğine inandığımız ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan şaşkın, YÖK anlaşılan eleştirileri göğüslemek için usulen bir soruşturma başlatıyor.
Meselenin üzeri kapatılırsa bu ülkenin milyonlarca genci bundan sonra devlet sınavlarına güvenmeyecektir. Aynı zamanda her sınav öncesi piyasaya gerçek veya çakma sınav sorusu satıcıları çıkacak, böyle bir sahtecilik piyasası oluşacaktır.
Milli Eğitim Bakanlığı atamaları durdurmalı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturmanın sonucunu beklemelidir. Aksi halde bu skandal devleti rezil edecek.

Hrant perdesi...
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Hrant Dink’in öldürülmesinde MİT’in ihmali olduğu iddiasını ciddi buluyor... Bu nedenle MİT mensupları hakkında soruşturma için Başbakanlık’tan izin istiyor. Başbakan Erdoğan’ın bu talebe yanıtı, “Hayır, izin vermiyorum” oluyor.
Üç cümlede özetlediğimiz bu haber dünkü Radikal’de yer aldı.
Bilindiği üzre... Hükümet olayda sorumluluğu görülen emniyet mensuplarının yargılanmasına da izin vermemişti.
Birilerinin olayı Ergenekon’a yıkma çabası süredursun...
Dink cinayetindeki perde arkasındaki sorumluların çok üst düzeyden korunduğu gibi bir duygu sizde de uyanmıyor mu?
Avukat Engin Cinmen iki yıl önce ne demişti:
- Şüpheliler açıkça korunup kollanıyorlar. Bunda bir kasıt vardır ve sorumlusu bugünkü siyasi iktidardır...

Tayyip Erdoğan, muhalefet için, “Bana değil Kandil’e inanıyorlar” demiş. İnandırıcılığınızı bu kadar mı yitirdiniz?
Fahrettin Fidan

Soru: Erdoğan’la Kılıçdaroğlu’nun miting konuşmalarında ne fark var?
Yanıt: Erdoğan cahil halka nutuk atar gibi, Kılıçdaroğlu ise evine gelen misafirle sohbet eder gibi konuşuyor...
Haldun Ertem

Reklamlar & Kişisel Ürünler
Yazarlarda Ara
Bul
"Enerji" adlı şarkıyı hangi sanatçımız söylemektedir?
Markapon
©Copyright 2010