GündemRSS
Tümü
Çetin Altan Şeytanın gör dediğic.altan@bnet.net.tr Tüm Yazıları »

Afganistan’ından, Yemen’ine, Suriye’sine, Libya’sına kadar, nerdeyse İslam ülkelerinin tümünde kan gövdeyi götürüyor.
* * *
Şimdi böyle bir durumun “kara mizah”a çengelli bir bir karikatürü; hem yan yana, hem uzak bin bir minareden birbirine atılan füzeler, bombalar, kurşunlar olarak yapılsa...
* * *
Böyle bir karikatür, “anti-militarist” sayılır mı, sayılmaz mı?
* * *
1’inci Dünya Savaşı yenilgisini, muhteşem bir gözlemle saptamış olan Falih Rıfkı’nın, “Zeytindağı” kitabı dışında; ne edebiyat, ne eleştiri, ne fıkra dallarında, “anti-militarist” bir yaratıcılık yoktur bizde.
* * *
Bir de İNSAN’lığın ortak sanat ve zekâ bahçelerine bir göz atsak...
3’üncü NapolÈon döneminde, Fransa’nın Almanya karşısındaki 1870 Sedan savaşı yenilgisini, Emile Zola “Çözülüş” adlı romanında ne kadar da objektif yazmıştı.
* * *
Ya Alman Yazarı Erich Maria Remarque’ın, 1’inci Dünya Savaşı ile ilgili “Garp Cephesinde Yeni Bir Şey Yok” adlı eserindeki, “anti-militarist” eleştiriler?..
* * *
Bir yığın da eğlenceli fıkra vardır, “militarizm”e karşı, Avrupa’da...
Komutan, taburun karşısında:
-Önümüzdeki çarşamba sabahı silahla atış talimleri var, der; sabah yağmur yağarsa, öğleden sonra; öğleden sonra yağmur yağarsa, öğleden önce gerçekleştirilecek...
* * *
Bir yüzbaşı da, zurna gibi kafayı çekmiş bir nefere iki tokat çakar:
-Ulan, der; ikide birde kafayı çekmekten vaz geçsen, “onbaşı” bile olurdun.
Nefer de:
-Ben, der; kafayı çekince “albay” oluyorum.
* * *
2’nci Dünya Savaşı’nda ise, savaş karşıtlığı pıtıraklaştı.
1941’de Hitler’in ordusuyla, Fransız ordusu karşılıklı siperlerde; birbirine ateş açmadan uzun süre öyle beklediler.
* * *
O bekleyiş sırasında, Fransız neferlerinden birçoğu; siperlerin önüne diktikleri kazıklara; “Ne için, kim için” diye pankartlar asarak, cepheden ayrıldılar.
* * *
2’nci Dünya Savaşı sırasında Fransa Cumhurbaşkanı, 1’inci Dünya Savaşı’nın ünlü kahramanı Mareşal Pétain’di, Başbakanı da Laval...
* * *
Laval, Hitler yönetimiyle anlaşarak; Paris’in Almanlar tarafından işgalini kabul etti ve Fransa’nın başkentini Paris’ten, Vichy’e taşıdı.
* * *
Bendeniz o tarihlerde Galatasaray lisesinin 7’nci sınıfındaydım.
Haftada bir ders de “askerlik dersi” vardı. Askerlik dersi hocası Binbaşı Ahmet beydi.
* * *
Binbaşı Ahmet beyin, bir ayağını çizmesi vurmuş ve derslere, bir ayağında terlikle gelmeye başlamıştı.
O nedenle de adı, öğrenciler arasında “Terlik Ahmet”e çıkmıştı.
* * *
“Terlik Ahmet” kendi dersinde, aralarında konuşan öğrencilere kızar ve şöyle bağırırdı:
-Siz böyle dersi dinlemezseniz, Fransa’ya döneriz sonra...
* * *
Bir derste bana da kızmış:
-Sen, demişti; savaşta kaçarsın, kaçarken de sıçarsın.
* * *
7’nci sınıftaki bütün dersler -Türkçe dersiyle, Yurtbilgisi dersi dışında- Fransızcaydı.
* * *
Askerlik hocası “Terlik Ahmet”in, dalga geçersek “Fransa’ya döneriz” tehdidi ile; Fransız hocalardan not alabilme çabamız, birbiriyle toslaşırdı.
* * *
2’nci Dünya Savaşı, Fransa’nın da galibiyetiyle sonuçlanmış ve Laval kurşuna dizilmişti.
* * *
Laval’ın, Paris’in bombalanmasını önlemek için, Paris’in işgaline razı olduğu geç anlaşılmıştı.
* * *
Vietnam savaşlarından sonra Hollywood, “anti-militarist” filmlerde adeta rekorlar kırdı.
Öyle ki, Vietnam savaşında ölmüş asker tabutu görüntüsünde bir tabutla, ABD’ye nasıl kokain sokulduğuna kadar...
* * *
Gündemin öncelikli haberi, Bulgaristan’daki bir barajın çökmesiyle; Edirne’de de Meriç ve Tunca nehirlerinin taşması ve Edirne’yi basan sular...
Suriye ile olan ilişkiler de çok hassas...
* * *
Gerçi NATO’nun 2’nci büyük ordusuna sahibiz ama, Yakındoğu’daki kan banyosu da, bulaşıcı bir sakınca göstermekte...
* * *
Saraçoğlu stadındaki Fener-Beşiktaş maçından sonra, ortaya çıkan futbol terörü, göz korkutmasın...
Resmi ağızlar, gereken güvencenin alınacağını söylemekte...
* * *
Galiba en iyisi, yine bir kovboy filmi...

Reklamlar & Kişisel Ürünler
Yazarlarda Ara
Bul
Çocuğu olmuş erkeğe ne denir?
Markapon
©Copyright 2012