Ergenekon tutuklusu meslektaşımız Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan ile emekli Albay Atilla Uğur, TBMM İnsan Hakları Başkanlığı’na ortak başvuruda bulundular... Balbay, Özkan ve Uğur, gönderdikleri mektupta “Silivri 4 Nolu Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunan ‘Ergenekon’ tutuklularına, insan hakları, yasa ve yönetmeliklere aykırı uygulamalar sistematik hale dönüşmüştür. Zulüm altındayız. Acil olarak görüşme talep ediyoruz” dediler...
Darbe yapmak ya da hükümeti devirmek gibi suçlardan yargılanan TSK mensuplarının çoğu tahliye edildi. Gazeteci Balbay ve Özkan ise anlaşılamayan şekilde hâlâ hapiste...
Sadece onlar değil... Başbakan’ın Kıbrıs Cumhurbaşkanı M. Ali Talat ile telefon konuşmasını yayınlayan Aydınlık ve Ulusal Kanal’dan Ufuk Akkaya ile Deniz Yıldırım da hâlâ tutuklu...
Kanal B’nin patronu Mehmet Haberal tutuklu. ART televizyonunun patronu sendikacı Mustafa Özbek tutuklu... Ulusal Kanal’ın patronu Doğu Perinçek tutuklu...
Kitaplarında Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül hakkında bilinmeyenleri yayımlayan Ergun Poyraz üç yıldır tutuklu...
Kuşbakışı bakıldığında Ergenekon’da özellikle Tayyip Erdoğan hakkında muhalif yayın yapanların mağdur olduğu görülüyor.
Birkaç özel yetkili mahkeme üzerine binlerce sayfa iddianame yığılıyor.
Yargılama bu yüzden uzayınca cezasını seçilmiş sanıklar çekiyor.
Ergenekon sürecinin birtakım muhalifleri hapiste tutarak cezalandırmayı hedeflediği... Davanın özel olarak bu amaca yönelik kurgulandığını söyleyenler haklı çıkıyor.
Silivri işkencesinin bir an önce son bulmasını diliyoruz...
Taviz kapısı!
Uğur Ergan’ın haberi dünkü Hürriyet’in manşetiydi. NATO’nun 11-17 Eylül tarihlerinde Ermenistan’da yapacağı tatbikat nedeniyle, talep edilmesi durumunda Türkiye - Ermenistan sınır kapısının açılacağı... Tatbikatta kullanılacak malzemelerin bu kapıdan geçmesine izin verileceği bildiriliyordu.
İyi de biz çok değil daha geçen yıl Zürih’te Ermenistan ile imzaladığımız “Protokol”ü TBMM’de onaylamak için Ermenistan’ın Yukarı Karabağ’daki işgale son vermesini şart koşmamış mıydık?
Ayrıca Azerilerin tepkileri üzerine Başbakan Erdoğan Bakü’ye gitmiş, Azerbaycan Parlamentosu’nda, “Merak etmeyin, Yukarı Karabağ’daki işgal kalkmadıkça protokol TBMM’den geçmeyecektir” sözü vermişti. Şimdi anlaşılan NATO’nun arkasına saklanıp kapıyı açmanın yolunu arıyoruz. Açmayacaktık ama talep gelmesi üzerine NATO’nun üyesi olarak mecbur kaldık, gibi bir mazeret mi üretilecek? Soruyu CHP Milletvekili Onur Öymen yanıtlıyor:
“NATO’da kararlar oy çokluğuyla değil, oybirliğiyle alınır. Yani bir ülke dahi veto etse karar alınamaz. Anlaşılan o ki kapalı kapılar arkasında bir şeyler kotarılmış, şimdi kamuoyu buna alıştırmaya çalışılıyor. Aslında bizim sınırların açılmasını bir tek Yukarı Karabağ’daki Ermeni işgaline bağlamamız da yanlış. Ermenistan soykırım iddialarından ve Doğu Anadolu’daki topraklarımızla ilgili iddialarından resmen vazgeçmediği sürece sınırların açılması söz konusu olmamalı...”
Frigia
Somali korsanları tarafından kaçırılan Kayra Denizciliğe ait Frigia adlı gemi 113 gündür rehin. Gemideki 19 Türk mürettebatın aileleri endişeli bekleyişi sürdürüyor. Ne geminin bağlı olduğu Kayra Şirketi, ne Dışişleri Bakanlığı en küçük umut veriyor. Sözde o sularda devriye gemisi gezdiriyoruz. Sözde Gazze’deki Filistinlilere yardım gemisi yolluyoruz... Ama bir Türk şirketine ait gemideki Türk mürettebata sahip çıkamıyoruz.
Nerede bu devlet?
Nerede, lafa gelince atıp tutan ama en küçük mücadelede ortalardan kaybolan hükümet?
Tayyip Erdoğan, AKP’lilere “Artık Baykal konforu bitti, daha çok çalışın” talimatı vermiş.
Gizli işlerin moda olduğu şu günlerde şimdi de iktidarın “gizli Baykal aşkı” çıktı ortaya...
Haldun Ertem
Hicap
Abdullah Gül, Marmara Üniversitesi’ne en çok oy alan aday yerine 3. olan adayı atadı...
Okurumuz soruyor:
- Hadi Gül bu atamayı yapmaktan mahcup olmuyor, peki oylamada 3. olan kişi de mi rahatsız olmuyor?
Bunlar bazı kişiler için lüks sorular...
Bu centilmenliği, seçimde en çok oyu alan Prof. Necla Pur göstermişti.
Prof. Pur, rektörlük seçimi öncesinde, ikinci olduğu takdirde adaylıktan çekileceğini açıklamıştı.
Demokrasiye ve üniversitenin iradesine inanan kişi birinci olmadığı takdirde çekilir. Ama nerede o erdem?
MHP’li Oktay Vural, “Başbakan vuvuzeladan farksız” demiş.
Teşbihte hata var... Vuvuzelanın sadece sesi vardı, görüntüsü yoktu!
Fahrettin Fidan
Tokat
Star televizyonunda önceki akşam Çarkıfelek izleniyor...
Programa telefonla katılan bir hanım kocasının “çavuş” olduğunu söylüyor.
Mehmet Ali Erbil bunu duyunca kadına soruyor:
- Çavuşu tokatlıyor musun?
Kadın “Tokatlamıyorum canım olur mu öyle şey” falan diyor...
Konu “şiddete hayır” noktasına kayıyor.
Kapanıyor...
Poyrazköy davasında yargılanan Kardak fatihi Albay Ali Türkşen, mahkemede “Biz kahraman mıyız yoksa vatan haini mi?” diye sormuş.
Cevap: Kahramanlara göre kahraman, hainlere göre hain!









Sigara kaçakçılığı artıyor