Bazen öyle olaylarla, konuşmalarla karşılaşırsınız ki “Tam fıkra!” dersiniz. Gerçekten öyledir!
Televizyonda ilgi çeken bir program var, Bloomberg HT kanalında, İhsan Varol’un yönettiği:
“Kelime Oyunu.”
Bir kelimenin anlamı veriliyor, ekranda da o kelimenin harfleri kadar kare var, yarışmacı isterse bir çırpıda söylüyor ya da harf isteyerek kelimeyi buluyor!
* * *
Biz, bu programı kaçırmamaya çalışırız.
O yarışmaya katılanların karşısında ne kadar cahil olduğumuzu da anlarız, arada sırada biz de buluruz ama, devede kulak...
İhsan Varol, karşısındakilere kaybettirmek değil, kazandırmak isteyen, yardımcı olan bir yönetmen...
* * *
Geçen gün şöyle bir soru sormuş:
“Memeliler takımının gökyüzündeki temsilcisi kimdir?”
Yarışmacı ilkokul öğretmeni, cevap vermiş:
“Hostes!”
Bu kadar zarif, ince cevap olur mu?
Kim bilir seyredenler nasıl kahkaha atmıştır.
İhsan Varol, bu cevaba “Yılların esprisi!” demiş.
Yarışmacı kadın öğretmen de gülmüş:
“Çok ayıp ettim değil mi, bütün hosteslerden özür diliyorum!”
Sonra da cevabın doğrusunu söylemiş:
“Yarasa!”
Yani, memelilerin gökyüzündeki temsilcileri “hostesler” değil, “yarasalar.”
Ve biz bu sahneyi kaçırmışız, şanssızlık!
* * *
Kennedy anlatmış...
Fransız Mareşal Lyautay bahçıvana, “Fidan al dik, şu ağacı yetiştir!”
Bahçıvan mazeret beyan etmiş:
“Efendim, o ağaç, ancak yüz senede yetişir!”
Mareşal, “O halde kaybedecek hiç vaktimiz yok!” demiş, “Hemen dik.”
* * *
Kennedy, Paris balesine General De Gaulle’ün davetlisi olarak gitmiş, arada istirahat ederlerken, De Gaulle, gazete fotoğrafçılarını çağırmış, poz vermişler, sonra bir işaretle fotoğrafçıları dışarı göndermiş...
Bir Amerikalı gazeteci, Kennedy’ye laf dokundurmuş:
“Siz, Amerikalı gazetecileri böyle denetim altında tutmak ister miydiniz?”
Kennedy gülümsemiş:
“Unutma, ben şimdiki makama, ülkemin kurtarıcısı olarak gelmedim!”
* * *
Osmanlı’nın son sadrazamlarından Keçecizade İzzet Molla’nın taşlamaları vardır.
“Meşhurdur ki fisk ile olmaz cihan harap
Eyler onu müdahane-i aliman harap”
Yani “Dünya yasaklanmış kötülüklerden yıkılmaz,
Âlemi mahveden âlimlerin ikiyüzlülükleridir.”
Evet, ama burada bir yanlış var, “âlimler” diyor, nerede o âlimler?
Mallarımız meydanda, meydanda yoklarsa ekranda.









Samsun, Kitap Fuarı’na hazırlanıyor