Mehveş Evin mehves.evin@milliyet.com.tr
Tüm Yazıları »
|
KPSS’deki kopya iddiaları, ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan’ı 27 Eylül 2010’da istifaya zorlamıştı.
O günlerde YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan, ÖSYM’ye dışarıdan, yılsonuna dek vekâleten atama yapacaklarını açıkladı. Ne var ki “dışarıdan, vekâleten” atanan Prof. Dr. Ali Demir gitmedi, 29 Mart’ta resmen ÖSYM Başkanı ilan edildi.
YÖK Başkanı, Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın üçlü kararnamesiyle...
Abbas Güçlü, yeni yasayla ÖSYM Başkanlığı’nın nasıl düzenlendiğini geçen cuma yazdı... 17 Şubat’ta kabul edilen yasaya göre, ÖSYM artık doğrudan YÖK’e bağlı değil, özerk bir kuruluş. Ancak sanmayın ki YÖK’ten bağımsız: ÖSYM Başkanı, artık devlet üniversitesinde görev yapan profesörlerden, YÖK’ün önereceği üç aday arasından seçiliyor.
Diyeceksiniz ki Ali Demir’den başka aday gösterilmemiş miydi? Elbette gösterildi... Biri, Sakarya Üniversitesi’nde, öğretim üyelerine TOKİ’li konut projesi vaat eden Prof. Uğur Arifoğlu’ydu...
Diğeri, Kırıkkale Üniversitesi’nden Prof. Mustafa Acar’dı. Acar, yürüttüğü sıkı kampanyanın sonucunda Aksaray Üniversitesi’nin rektörü oldu. Ayrıca Türkiye Yazarlar Birliği’nin web sitesinde yazıyor.
Bu arada YÖK’ün, ÖSYM Başkan adayı kriterlerinin ne olduğunu sorgulayan olmadığı, olamadığı gibi, ÖSYM’nin “özerk” bir kuruluş ilan edilmesinin sırrını da kimse çözemedi.
Pişkinliğin cisimleşmiş hali
Bugüne gelelim... ÖSYM Başkanı Ali Demir, YGS’deki şifre skandalının merkezinde. Önce iddiayı reddetti. Şifreleme kesinleşince öğrencilere mektup yazıp “Şifre var, kopya yok” dedi. Dün, sınavın iptali için açılan davada savunmasında yine “Şifre yoktur” dendi!
Hangi ifade “sehven”, hangisi değil?
Bu arada Ali Demir’in doktorasını yaptığı Loughborough Üniversitesi’nde intihal, yani akademik hırsızlık yapmasının üzerinde yeterince durulmadı... Bu noktada intihalin, Türkler için her alanda yaygın bir spor dalı olduğunu, sonuca ulaşmak uğruna mübah görülen bir yöntem belirtelim.
Ancak evrensel kriterlere göre mesleğin en büyük ayıbı, yüz karasıdır. Yurtdışında makale çalan akademisyeni değil bir devlet kurumunun başına getirmeyi, akademik hayatını bitirirler!
Ali Demir’in intihalle ilgili soruların karşısında da “sükut altındır” moduna geçmesi, kimseyi şaşırtmasın. İntihal ortaya çıktığında üniversitenin bölüm başkanı Prof. Wray’ın eşi, TV8’e şöyle konuşmuştu:
“Üniversitede çok büyük tepkiler oldu. Prof. Wray ile Ali karşı karşıya geldi. Eşim bana, Ali’nin yaptığı işten dolayı üzgün olduğunu düşünmediğini söyledi. Ali’ye göre o, Türk öğrencilerin bilgilenmesini sağlıyordu. İntihali kabul etmiyordu. Özür dilemek ve yaptığını kabul etmek istemedi.”
Pişkinliğe bakın!
AKP feda eder mi?
Demir, üniversitede “hatırlı dostlar”ın araya girmesiyle yazılı özür vererek soruşturmadan kurtulmuş. Eh, böyle bir insanın ÖSYM’den istifa etmek gibi onurlu bir davranış sergilemesini kimse beklemesin.
Anketlerden “halkın yüzde 68’i Demir gitsin” sonucu çıktı ya... AKP, kendine aşırı güvenmeyi bırakıp en azından görüntüyü kurtarmak için Demir’i feda edebilir. Çünkü YGS skandalı, 12 Haziran’da oy oranlarını tahminlerden fazla etkileyecek.
Buna rağmen, halkın “gazını almak”tan öte bir değişim olmaz. Zaten Demir gitse, yerine YÖK’ün önereceği adayların pek farkı olmayacak. YÖK lağvedilmedikçe -ki Erdoğan’ın bahsettiği yeni Anayasa’da bu 12 Eylül kurumu aynen korunacak- daha çok skandal göreceğiz.
Neydi? Hayaldi, gerçek oldu.
GÜNÜN TVİT’İ
cansahan: deniz feneri’nde 25.000.000 euro buhar olmuş... ehhehhe hayaldi gerçek oldu, bir dilekti
vurgun oldu...
YORUM’SUZ
Grup Yorum’un Bakırköy’deki son konserini 120 bin kişi izledi. Şaka değil! Hiçbir siyasi liderin toplayamayacağı kadar büyük bir kitle bu.
Dün, Grup Yorum üyelerinin de aralarında bulunduğu 36 kişi gözaltına alındı. Sabaha karşı, gaz bombalarıyla ev, Kültür Merkezi ve dernekler basılarak...
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, “bazı kişilerin arandığı” iddiasıyla bu kararı almış. Peki neden adresi belli insanlar, bu yöntemlerle gözaltına alınıyor? Bu insanlar örgütlenme hakkına sahip değil mi?
Herkesin kolaylıkla “terörle bağlantılı” olarak damgalandığı bir ortamda “tatmin edici” bir cevap almak çok zor görünüyor.









Samsun, Kitap Fuarı’na hazırlanıyor