Sözü uzatmadan geçen hafta kaldığımız yerden sürdürelim. Adalet deyince, önce Adalet Bakanı’na bakılmaz mı? Somut bir olay üzerinden test edelim Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in adalet, hatta hukuk anlayışını. Sadece adalet demiyoruz; çünkü adaletin içinde vicdan da var.
Nedir somut durum?
Tutukluluk sürelerinin, temel insan haklarına aykırı biçimde, çok uzun olması. Deniz Feneri sanıkları hariç!
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kayıtlarına göre, Türkiye’den son yıllarda yapılan başvuruların çoğunu tutukluluk ve yargılama sürelerinin uzunluğu oluşturuyor. Bu yılın ilk 10 ayında AİHM’de karar bekleyen toplam başvuruların 16 bin 800’ü Türkiye’den. Rusya’nın ardından ikinci sıradayız.
Bu ayıbı (hiç değilse basın özgürlüğü ve yasama organının saygınlığı açısından) gidermek için CHP hapisteki milletvekillerinin tutukluluk sürelerinin kısaltılmasını sağlayacak yasa çıkarılmasını öneriyor.
Neyse, Adalet Bakanı’na gelelim. CHP’nin önerisi sorulduğunda, sakıncalı bulduğunu söylüyor. Çünkü, hapisteki katiller, hırsızlar, teröristler de serbest bırakılırmış.
Yargı kararı olmadan herkesi mahkûm eden anlayış bir yana, çifte standartlı uygulama (Hizbullahçılar) öbür yana; adalet bunun neresinde?
Teröristlik de ayrı bir sorun. Polis yukardan işareti alıp da harekete geçince... (Dikkat edin, tutuklananların çoğu muhalif kişiler) yakaladıklarına terör örgütü yaftasını vurup, savcılığa götürüyor. Sağolsun, Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK), iktidar tarafından biçimlendirilen kadrosuyla, gereğini ortama uygun şekilde yapıyor. Ve gazeteciler de terör örgütü üyesi diye aylardır, yıllardır yargılanmayı bekliyor.
Hangi terör örgütüdür, adı, adresi nerededir? Bulana aşk olsun!
Adaleti arayan yargıçların da işi zor. Bir zamanlar yargı büyüklerimiz vicdan ile cüzdan arasından söz ederlerdi. Şimdi vicdan ile tek adamın hışmı arası bahis konusu.
Bir kitap
Dünyada ve Türkiye’de olup bitenleri gerçek yüzüyle anlamak isteyenlere yardımcı olacak bir kitap tam zamanında yayımlandı. Bilim alanındaki kimliği ile de dikkat çeken gazeteci Orhan Bursalı, somut verilere dayanan eserinde, kitabının alt başlığında da belirttiği gibi, “Uluslararası Göstergelerin Türkiye Röntgeni”ni çekiyor. (10 Yıldır AKP, Cumhuriyet Kitapları, Kasım 2011)
Bir şiir
Dizelerimiz Hasan Doğan’ın “Gökyüzüne Yakarış”ından (İnsancıl, aralık sayısı):
“kim görse umut etmeli, çünkü/ daha ne kadar taşır/ yüklü bulut, yükünü // yağmur damlalarının sesi/ cesaretlendirecek kimilerini, cesaretlendirmeli/ sen, o zaman gör/ yuvalarında koşuşturan karıncaları.”









