GündemRSS
Tümü
Hasan Pulur Olaylar ve İnsanlarh.pulur@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »

Osmanlı döneminde, bir şehirden bir başka şehre gitmek istersen, zabıtaya, polise başvurmak zorunluymuş...
Adam Silistre’ye gidecekmiş, karakola varmış:
“Beyim Silistre’ye gideceğim, bana bir izin kâğıdı doldur.”
Zaptiye hem cahil, hem de lanet bir adam; eline kalem kâğıdı almış, bir süre düşünmüş:
“Sen yarın gel!”
Ertesi gün gitmiş, biraz beklemiş, sonra zaptiye izin kâğıdını vermiş, tam çıkarken bakmış, “Silistre” değil, “Silivri” yazılı:
“Ben Silistre’ye gideceğim, sen Silivri yazmışsın!”
“Sen de Silivri’ye git, ne yapacaksın Silistre’de?”
Adam dayanamamış.
“Silivri yerine Silistre yazsan eline mi yapışır?”
Zaptiye parlamış:
“Ulan Silistre yazmayı ben de istiyorum ama, imlaya gelmiyor, yazamıyorum.”
Olur böyle şeyler, yazmak istersin de yazamazsın, imlaya gelmez.
* * *
Boksörün biri, ringde, rakibinden fena halde dayak yiyormuş; birinci, üçüncü, beşinci raunt, iki göz kapanmış, her taraf kan içinde, antrenör moral veriyormuş:
“Dayan oğlum çok iyi gidiyorsun, adam sana dokunamıyor bile!”
Boksör inlemiş:
“Aman hocam sen hakeme sahip ol, herif bana vuramadığına göre beni döven hakem olmalı:”
* * *
Haramiler adamı kaçırıyorlarmış, adam feryat etmiş:
“Ey ahali adam kaçırıyorlar, kurtaracak Müslüman yok mu?”
Pencereden bir ses gelmiş:
“Var ama çıkamaz!”
* * *
Nasrettin Hoca ev yapacak, temeli kazmış inşaata başlayacak, gelen geçen sorarmış:
“Mutfağı nerede yapacaksın?”
“Şurada!”
“Olmaz buraya yap!”
Velhasıl herkes ahkâm kesiyormuş, Hoca çarşısının ortasına çıkıp bağırmış:
“Ey ahali, duyduk duymadık demeyin... Ev yapıyorum, neyi nerede yapacağıma gelin karar verin, sonra yıkmam!”
* * *
Herif ekin iti gibi, burnu bir karış havada, cebi birkaç para gördü, diye cakasından geçilmiyor, ciğeri metelik etmez biri...
O gün sırtına samur kürk geçirmiş, çarşıda fiyakalı dolaşıyor, yakından geçenlere de kürküyle omuz atıyor.
Bektaşi herifi çevirmiş:
“Sırtındaki o kürk var ya, asıl sahibini bile hayvanlıkta kurtaramadı!”
O kadar çok samur kürklü var ki!
* * *
Bektaşi’nin elinde boş rakı şişesi, eve giderken zaptiye çevirmiş:
“Bre zındık, rakı içmeye utanmıyor musun?”
“Rakı içtiğimi nereden çıkardın?”
“Elindeki şişeden...”
Bektaşi gülmüş:
“Ben de zina aleti de var, şimdi beni, zina yapıyor diye cezalandıracak mısın?”
* * *
İki özlü söz, biri Goethe’den:
“Kardeşlerimi Allah verdi, dostlarımı ben seçtim!”
İkinci özlü söz laedri, kimin söylediği belli değil:
“Hayat; ezanla namaz arasındaki zaman kadar kısadır.
Beşikte okunan ezanın, musalla da namazı kılınır.”
 

Reklamlar & Kişisel Ürünler
Yazarlarda Ara
Bul
İnsanların zaman ölçüsü olarak kullandıkları çizelgeye ne ad verilir?
Markapon
©Copyright 2012